Medya Times

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Kategori : SURİYE
Haberin Tarihi :   15 Ocak 2017 - 12:25

İran'ın Şam planı: Bir tane bile Sünni istemiyor

Büyüt
Küçült
İranın Şam planı: Bir tane bile Sünni
İran'ın Şam planı: Bir tane bile Sünni istemiyor

İran, Suriye’de Sünnilerden boşaltılan yerlere Şii nüfusu yerleştirerek hakimiyet alanını Lübnan sınırına kadar genişletiyor.

 

Şam ve Lübnan arasında kalan vadilerde bir değişim yaşanıyor. Savaşın patlak vermesinden bu yana insanlar bu bölgelere dönmeye başladı. Ancak dönen insanlar, altı yıl içinde bu vadilerden ayrılan insanlar değil.

 

İRAN SURİYE'DE YENİ ETKİ ALANLARI OLUŞTURUYOR

 

Bir zamanlar ağırlıklı olarak Sünnilerin yaşadığı bölgeye yerleştirilen yeni halkların inançları da bağlılıkları da farklı.

 

Bu yeni halklar, sadece Suriye'nin içerisindeki herhangi bir yerden değil Lübnan ve Irak'tan getirilen ve yerleştirilen Şiiler.

 

Nüfus değişimleri, Suriye'nin demografik yapısını değiştirme planının merkezini oluşturuyor.

 

Bu plan dahilinde Suriye, İran öncülüğünde Esed destekçilerinin doğrudan kontrol edebileceği ve daha büyük amaçlara hizmet edecek etki  alanları oluşturulmak isteniyor.

 

RUSYA ATEŞKES İLE MEŞGULKEN İRAN İSRAİL SINIRINI HEDEFLİYOR

 

İran, çatışmanın ateşinin azaldığı bir dönemde çabalarını arttırken, Esed'in diğer önemli destekçisi Rusya'dan tamamen farklı bir vizyon izliyor.

 

Rusya, Türkiye ile ortak hareket ederek Esed rejimi ile muhalifler arasında siyasi mütabakatı sağlamak üzere temsili ateşkesi kullanıyor.

 

İran, Rusya ateşkes ile uğraşırken, Suriye'nin sosyal görüntüsünü tamamıyla değiştirecek projeyi hayata geçirmeye çoktan başladı.

 

Suriye'nin sosyal yapısını değiştirirken İran bir yandan da Lübnan'ın kuzeydoğusundaki Hizbullah kalesini güçlendirerek Tahran'ın emperyal etkisini İsrail'in kuzey sınırına doğru sağlamlaştırıyor.

 

“İRAN BİR TANE BİLE SÜNNİ İSTEMİYOR”

 

Üst düzey Lübnanlı bir yetkili, İran'ın İsrail sınırına uzanan planlarını “İran ve rejim Şam-Humus ve Lübnan sınırı arasındaki bölgede bir tane bile Sünni istemiyor” şeklinde açıklarken “Bu da tarihi bir nüfus değişimi anlamına geliyor” dedi.

 

Muhaliflerin kontrolü altında bulunan Şam kırsalındaki Zebadani ve Madaya, İran için kilit noktalar.

 

İran, bu iki bölgede kalan Sünnileri Halep'in doğusunda bulunan Şii köyleri Fua ve Keferya'daki nüfus ile değiştirmeyi planlıyor.

 

Zebadani ve Madaya ile Fua ve Keferya arasındaki bu nüfus değişiminin, Suriye genelindeki daha geniş kapsamlı bir demografik değişimin turnusol deneyi olacağı ifade ediliyor.

 

KUZEY VE GÜNEY ARASINDA KAPSAMLI NÜFUS DEĞİŞİMİ

 

Suriye'nin önemli muhalif gruplarından Ahrar'uş Şam sözcüsü İran'ın Suriye'de doğrudan kontrol edebileceği alanlar oluşturmak istediğini ifade etti.

 

İranlı komutanlar, rejim temsilcileri ve muhalifler arasında İstanbul'da yapılan görüşmelerde bulunnan Ahrar'uş Şam sözcüsü Lebib Nahas “İran, kuzey ile güney arasında tam bir değişim gerçekleştirmeye hazırdı. Lübnan'a kadar uzanan coğrafi bir devamlılık istiyorlardı. İran'ın Suriye'deki politikası mezhepsel ayrılıkçılığa dayanıyor. Bunun sonuçları tüm bölgeyi etkiyelecek” açıklamasında bulundu.

 

Nahas ayrıca “Madaya ve Zebadani kuşatmaları, muhaliflerin Şii nüfusunun yoğunlukta olduğu Fua ve Keferya'yı geri almasını engellemek üzere çok önemli bir hale geldi. Hizbulllah bu alanları Lübnan'daki doğal sınırlarına uzanan bir güvenlik hattı olarak görüyor. İran'ın ruhani liderliğinden doğrudan emirler alıyorlar ve hayatları pahasına onları koruyorlar” dedi.

 

TAPU DEFTERLERİ YAKILDI

 

Lübnan'da bulunan üst düzey yetkililer, rejim adına elde edilen bölgelerde tapu sicili ofislerinin sistematik biçimde ateşe verildiğini gözlemlediklerini ifade etti.

 

Yapılan araştırmalar neticesinde Zebadani, Derayya, Humus ve Lübnan sınırında bulunup 2013 yılı başlarında Hizbullah'ın kontrolüne geçen Kuseyr'de tapu sicili ofislerinin ateşe verildiği doğrulandı.

TİMETURK 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu yorum : 4 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : abdullah Balkır
 
Şiizm sevdalısı ve Türkiyedeki Şii İran Lobicilerinden biri olan Mustafa İslamoğlu Irakın ve Suriyenin de İrana verilmesi gerektiğini söylüyor.Öte yandan ŞİİZM OFİSİ açmış olan ehli Beytin davetlisi olarak Iraka giden İslamoğlu Şiilerce kutsal sayılan yerleri ziyaret etti. 3-4 kelime Arapça biliyor diye Kuranı yanlış ve kendi emellerine göre tefsir etmeye başlayan İslamoğlu,bilerek veya bilmeyerek hızla şirke ve küfre doğru yuvarlanıp gidiyor. İşte bir kaç örnek; Şiizm için Ehli Sünnetin temel direği olan Hadisi (Muhaddis ve Ravileri) inkar ediyor ve bu alimlerin topladığı hadislerin bir çoğunu ise derme-çatma diye nitelendiriyor.Bu da Şiilerin zaten başından beri ileri sürdükleri bir teori.Böylece İslamoğlu sistematik bir şekilde Şiizme hizmet ediyor.Sonra bununla da yetinmeyen İslamoğlu,Hadisler yol gösterici değil,biz sadece Kuran yeter! Diyor. Sonra tüm bu barilkatları da geçen İslamoğlu Hz Adem ile Hz İsa'ın (as) yaratılış ve doğum şeklini sorgulamaya başladı.Sonra Lübnandaki Hizbulşeytanı kastederek onların Ayette geçen Allahın Partisi işte bu olduğunu söylüyor. Yani İslamoğlu'na göre Allah genel başkan,Muhammed (saw) genel başkan yardımcısı ve ötekileride genel sekreter, falan filan.. İslam oğlu denen sapık işte Kuandaki Hizbullah cümlesini bilerek veya bilmeyerek böyle yorumluyor. 3-4 cümle Arapça ezberlemiş ve cahil İslamoğlu'na rağmen gerçek islam alimleri ve müfessirleri Ayetteki Hizbullh-Hizbulşeytan kavramını şöyle yorumlamışlar: Allah (cc) Hzbullahtan maksadı şimdiki tarzla (Yani sanki bir siyasi partiyi işaret etmiş vs) diye yorumlamak sapıklıktır diyorlar. Allah'ın İslamı,İslama ve Muhammed (saw) uyanlara Hizbullah; uymayanlara da Hizbulşeytan diye tasvir etmiş.Yani başka bir deyişle İslamı kabul edenleri Hizbullah (İslam) kabul etmeyenleri de Hizbullahşeytan (Küfür) olarak nitelendiren Allah (cc), bu tasvirini Siyasi Hizbe dönüştürmek ve ayeti bu şekilde yorumlayarak İslama en büyük hakarettir. Allah,İslamı bir parti veya hizip olarak ,Hz Mühamedi de (saw) güya bir parti başkanıymış gibi bize sunmadı! Allah, İslamı bir nizam,bir yol,bir kanun ve her şeyi ihtiva eden bir yaşam tarzı olarak tüm insanlık için gönderdiği bir dindir bir nizamdır. Kim Kuran ayetlerinin nüzul sebebini ,olayın tüm muhteviyatını ve dil bilgisi kurallarına göre incelemez sadece ayetin kelime anlamından yola çıkarak yorumlamaya kalkarsa,işte İslamoğlu gibi sapıklığa yuvarlanıp gidecek.İslamoğlu ve benzerlerine hatırlatalım ki; İslam kendisi zaten bir düzen ve bir sistemdir! İslam'da parti-hizip fraksiyon vesaire yoktur!
DİĞER HABERLER
Tuğla panel kare
Son Yorumlar
Suheyl Gazi
Gunaydin Müslümanlar
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Medya Times | http://www.medyatimes.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017